|
Tüm dünyada
ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte insanların ileri yaşta
sahip oldukları kronik hastalıklar önem kazanmıştır. Bir anlamda
kronik hastalık varlığı, kişinin fiziksel sağlığı kadar ruhsal
durumunu da olumsuz etkiler. Doğal olarak yaşlı insanların da herkes
gibi fiziksel, psikolojik ve sosyal anlamda kaliteli yaşam sürdürme
beklentileri vardır.
Osteoporoz,
hepimizin bildiği gibi kemik mineral yoğunluğunda kayıp, kemik
kalitesinde bozulma ile birlikte kemiğin kırılganlığında artış ve
genellikle bir veya birden fazla kırıkla karakterize kronik bir metabolik
kemik hastalığı olup 50 yaş üzerindeki beyaz kadınların yaklaşık %
30’unu etkilemektedir. Bir kısım doktorlar osteoporozu yaşlanmanın doğal
sonucu olarak görse de bu görüş, bazı yaşlı insanların neden
kuvvetli ve normale yakın yoğunlukta kemiklere sahip olduklarını ve
osteoporozdan kaynaklandığı düşünülen belirtileri göstermediklerini
açıklamaz.
Osteoporozda en sık
görülen fiziksel yakınmalar kırıktan dolayı ağrı, mobilitede azalma,
omurgada deformite ve boyda kısalmadır. Ek olarak kaburga kemiklerinin karına
batması sonucu karın ağrısı sıkça görülür. Bu belirtilere bağlı
olarak hastanın günlük aktivitelerini yapmakta zorluk çekmesi, kısa bir
süre ayakta kalmakla sırt ve bel ağrılarının ortaya çıkması,
fonksiyon kaybı ve sonuçta kişinin bir süre sonra kendisini güvensiz ve
işe yaramaz hissetmesi, depresyona girmesi ve hatta sosyal yönden izole
olması en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tedavide iki önemli
nokta vardır : Bunlardan biri, hastalıktan korunma diğeri de var olan
kemik kaybının ve kırıkların tedavisi. İlk yirmi beş yaş doruk kemik
kütlesinin oluştuğu süreç olup kalsiyuma en çok ihtiyacımız olan yaş
dönemi de diyebiliriz. Daha sonraki yaşlarda aldığımız kalsiyum
takviyesi, var olanı korumaya yarar. Fiziksel egzersizler, yürüyüş en
önemli spor aktiviteleri olup küçük yaşlardan itibaren yapılmalıdır.
Tedavide kemik kaybını baskılayan ajanlar olduğu kadar kemik yapımını
artıran ilaçlar da kullanılmaktadır. Hastanın bünyesine ve hastalığın
evresine uygun bir ilaç veya ilaç kombinasyonu tespit edildikten sonra
tedavi düzenlenmeli, fiziksel aktivite ihmal edilmemelidir. Her zaman
doktor kontrolü altında ilaç alınmalıdır.
Unutulmaması
gereken nokta; kırıklar olmadan tedavinin planlanması gerekliliğidir. Özellikle
kalça kırığı yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, hatta kişiyi ölüm
riskiyle karşı karşıya bırakan çok önemli bir rahatsızlıktır. Lütfen
şüpheniz varsa veya aile bireylerinde osteoporoz tespit edildiyse, en kısa
zamanda bir Fizik Tedavi Hekimine başvurun.
|